Ana içeriğe atla

türkiye manyetik alan değerleri nasıl

Dünya, zamana ve mekana bağlı olarak değişen bir manyetik alana sahip. İnsanların da bir manyetik alan değeri var. Insanlann ve yerkürenin manyetik alan değeri uyumlu olursa, daha sağlıklı yaşıyor ve daha hızlı öğreniyoruz!

Denge ve uyum bozulursa şu rahatsızlıklar baş gösteriyor: Bağışıklık sisteminin çökmesi, çok sık hastalığa yakalanma, genç yaşta kalp krizi, beyin tümörlerinde artış ve göz hastalıkları, akut ve kronik ağrılar, enerji eksikliği, ba ağrısı ve yorgunluk.






Bu bilgiden yola çıkan Turizm araştırmacısı ve yazar Ertuğrul Şahin, illerin manyetik alan değerlerinin eğitim-öğretim kalitesini yükseltebileceğini ifade ediyor. Beynimizde öğrenme ile ilgili aksonların manyetik alanlara karşı korumasız olan kafatasımız nedeniyle çevrenin manyetik alanından doğrudan etkilendiğini belirten Şahin, hücrelerimizin manyetik alanla beslenen ve yenilenen motorlar olduğunu söylüyor.

Türkiye zengin bor yatakları nedeniyle oldukça yüksek değerde bir manyetik alana sahip. Şehirlerin manyetik alan değerleri yıl içinde değişiklik gösteriyor ve bu durum öğrencilerin öğrenme düzeylerini etkiliyor.
Ertuğrul Şahirfin, öğrenmeyi daha kolay hale getirmek için önerisi ise illerin manyetik alan değerlerinin hangi aylarda en aza indiğinin bilinmesi ve yıllık tatillerin bu dönemde yapılması. Ayrıca manyetik alan değerinin düşük olduğu bölgelerde alternatif öğretme yöntemleri uygulanabilir, eğitim faaliyetlerine yoğunluk verilebilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meryem Ana Kilisesi, Kılıçlar Kuşluk Kilisesi

Tokalı Kilisesinin arkasındaki sırtta, Açık Hava Müzesine yaklaşık 250m. uzaklıkta. Kılıçlar Kilisesi'nin güneyindeki dik yamaçta yer alır. Net enlemesine dikdörgen planlı farklı genişlik ve yükseklikteki iki beşik tonozla örtülüdür. Kilise aziz figürleri ve incil siklusu-nun dört sahnesini içermektedir. Sahneleri; Deesis, Bey tül I ahim e yolculuk, Doğum, îsa çarmıhta, Meryem'in ölümü ve aziz tasvirleri.

Destanların ortaya çıkış hikayesi

İnsanlar ilk çağlarda toplum ve doğa olaylarını anlamakta güçlük çektiler. Her ol onlara önce Tanrıyı düşündürdü: Gök gürlemesi Tanrının hiddetiydi. Yıldırımlj kasırgalar, susuzluklar Tanrının insanlara verdiği cezalardı, insanlar her doğa olj yını korkuyla karışık bir hayranlıkla izledi. Zengin bir hayal dünyası olan ilk insanlar, önemli gördükleri her olayı, olağanüst olay ve hayallerle süsleyerek birbirlerine anlattılar. Yeni olaylarla zenginleşen destanlar, halk arasında yayılarak ortak bir eser haline geldi. Destanlan anlatan her yeni ağız destanlara yalnız bir olay değil, dil ve söyle yiş güzelliği de kattı. Destanlar, başlangıçta manzum oldukları, ezgiyle söylendikleri için halk dilinde uzun süre yaşayabildi. Özkırımlı'nın (1995) Tarih İçinde Türk Edebiyatı adlı yapıtında da belirttiği gibi: "Denilebilir ki, doğayla savaşımın ve toplum biçiminin, yine toplumun ortak düş gücüyle insanın zihninde sanatsal bir biçimde yoğrulması destanları doğurmuş; insanlar toplumun...

Kapadokya'nın Jeolojik Oluşumu, Kapadokya'nın jeolojik özellikleri

Kapadokya Bölgesindeki Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ jeolojik devirlerde aktif birer volkandı. Volkanların püskürmeleri Üst Mi-yosen'de (10 milyon yıl önce) başlayıp, Pli-osen'e ( 2 milyon yıl önce) kadar sürmüştür. Neojen gölleri altmdaki yanardağlardan çıkan lavlar, platoda, göller ve akarsular üzerinde 100-150 m. kalınlığında farklı sertlikler halinde tüf tabakasını oluşturmuştur. Bu tabakanın bünyesinde tüften başka tüffit, ig-nimbirit tüf, lahar, volkan külü, kil, kumtaşı, marn, aglomera ve bazalt gibi jeolojik kayaçlar bulunmaktadır. Ana volkanlardan püsküren maddelerle şekillenen plato, şiddeti daha az olan küçük volkanların püskürmeleriyle sürekli değişime uğL ramıştır. Üst Pliosen'den başlayarak -başta Kızılırmak olmak üzere- akarsu ve göllerin bu tüf tabakasını aşındırmaları nedeniyle bölge bugünkü halini almıştır. Vadi yamaçlarından inen sel sulan ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla 'Peribacası' adı verilen ilginç oluşumlar ortay...