Ana içeriğe atla

madencilik metodları

Madencilik Metodları
Madencilik metodları cevherin kendi karakteristikleri, çevre kayaların dayanıklılığı ve yeraltı suyunun mevcudiyetini içeren bir dizi faktöre dayanarak    seçilir.
Yüzey madenciliği maden deposu yüzeye yakın olduğu ve fazla artık madde kaldırılması gerekmediği durumlarda kullanılır. Bu tür madencilik yeraltında sürdürülür. Taşocağı bir yüzey madenciliği metodudur. Bazı yüzey çukurlarından düzenli bloklar kazarak, kayaların, kesilmesi veya patlamalar yaparak parçalanmış kayalar elde edilmesi yoluyla yapıhr. ocak denen düşey açıklıklardan girerler, bu ocaklar genellikle birbirine düşey olarak bağlı bir takım farklı yatay katlardan oluşur. Cevherf genellikle stopes adı verilen odalardan elde edilir. Modern yeraltı madenciliğinde, stope'-ların içinde delikler açılır ve bunlar cevheri parçalamak için patlayıcı ile doldurulur. Daha sonra parçalanmış malzeme dışarı çıkartma tesisatı ile ocak dışına taşınır. Bu tür madencilik birkaç bin fit derinliğe kadar yapılabilir. Yüzey arazisinde daha az tahribata yol açar, fakat suni aydınlatma ve havalandırma problemleri oluşur, aynı zamandı- yeraltı dinamitlenmesi sonucu kayaların tünellere ve daha derin mağara oyuklarına düşme tehlikesi oluşur. Çıkarılan artık malzeme dağlar oluşmasına yolaçar.

Çakıl yakıtları içinde bulunan, altın gibi kıymetli mineraller çoğunlukla, hidrolik metodlar veya tarama aletleri ile çıkarılır. Tarama aletleri gölcüklerde veya kıyıdan uzak çakıl yataklarında işleyen yüzen mavnalardır.
Bunlar malzemeyi toplayarak, değerli mineraller içeriyorlarsa konsantrasyon atölyelerine gönderirler. Hidrolik madencilikte, yüksek-basınçlı su malzemeye püskürtülerek ağır değerli mineral ile lüzumsuz malzemenin ayrılması sağlanır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meryem Ana Kilisesi, Kılıçlar Kuşluk Kilisesi

Tokalı Kilisesinin arkasındaki sırtta, Açık Hava Müzesine yaklaşık 250m. uzaklıkta. Kılıçlar Kilisesi'nin güneyindeki dik yamaçta yer alır. Net enlemesine dikdörgen planlı farklı genişlik ve yükseklikteki iki beşik tonozla örtülüdür. Kilise aziz figürleri ve incil siklusu-nun dört sahnesini içermektedir. Sahneleri; Deesis, Bey tül I ahim e yolculuk, Doğum, îsa çarmıhta, Meryem'in ölümü ve aziz tasvirleri.

elektrikli trenler nedir

Elektrikli lokomotifler ilk olarak 19. yüzyılın sonunda kullanılmaya başladı ve Batı Avrupa ile Japonya'da büyük yaygınlık kazandı. İtalya'daki demiryolları ise 1902'de elektrikli tren çalıştırmaya başladılar. Elektrikli lokomotifler dizel lokomotiflerden daha ucuz, daha verimli ve daha az kirleticidirler. En büyük mahzuru ise, elektrikli demiryolunu, kuvvet merkezi, tali merkez ve havai teller ile kurma ve bakım maliyetinin yüksekliğidir. Elektrikli lokomotifler elektrik enerjisini üzerlerindeki tellerden bir pantograf ile (makinist yerinin üstünde bulunan katlanabilir, elmas-şekilli bir cihaz) alırlar. Modern sistemlerin çoğunda, tellerin taşıdığı alternatif akım 25.000 volttur (50 veya 60 hz. yani devir/sn.) Amerika Birleşik Devletleri'-nin kuzeyinde ise demiryolu ağı 11.000 volt ve 25 Hertz taşır. Lokomotif içinde elektrik akımı önce -genellikle silisyumlu doğrultucular kullanılarak- alçak-gerilim doğru akıma çevrilir. ' Lokomotifin her bir dingil üzerinde bul...

divan edebiyatı kıyafetleri yüz okuma

Dış görünüşü, göz, saç rengini inceleyerek insanlann huylarına dair çıkarımlar yapan bilim Osmanlı'da "İlmü-I kıyafet'ül beşer" ve "İlmü'l feraset" adıyla anılır. Öte yandan, dış görünüşün iç dünyayı yansıtacağı fikri, Divan edebiyatında "kıyafet-name" denilen metinlerin hazırlanmasına yol açmıştır. XV. yüzyılda yaşayan Akşemsettin'in küçük oğlu Hamdullah Hamdi'nin Kıyafetna-me'si bu eserlerin en bilinenidir. XVIII. yüzyıl ozanı İbrahim Hakkı'nın Marifetname'si ise oldukça meşhur başka bir kıyafetnamedir. Kıyafetnameler, kumral, siyah saçları, siyah gözleri över. Bu özelliklere sahip kişilere akıllılık, sabır, zekâ gibi nitelikler yakıştırır. Küçük başı akıl azlığına, büyük başı zekiliğe, uzun dili budalalığa işaret gösterir. Parmaklar, dişler, burun, dil, dudaklar, tırnaklar, kulaklar, benler, saçlar, hatta tüyler, renk, şekil, kalınlık ve incelik bakımından anlamlandırılır. Kıya-fetnamelere göre güzellik öğesi sayıl...