Ana içeriğe atla

maden çeşitleri hakkında

Toprağın Kapsadığı Madenlerin İncelenmesi
Simon Patino adlı Bolivyalı bir yerlinin bir teneke damarına ayağının takılıp bir gecede dünyanın teneke kralı olduğu günler çok gerilerde kalmıştır. İnsanoğlu şimdi dünyanın kabuğunu yüzyıllardır kazanmaktadır ve yüzeydeki madenlerin çoğu tükenmiştir.
Modern araştırmalarda, bir uzmanlar grubu kazılacak alan hakkında geniş bilgi toplar. Tüm mevcut jeolojik bilgiler derlenir ve yüzey şekilleri haritası çıkarılır.

Jeokimyasal araştırma adlı bir işlemde, kayalar kimyasal olarak analiz edilir ve değerli madenler bulundurup, bulundurmadıkları saptanır. Bunun yanı sıra çeşitli jeofiziksel araştırma yöntemleri vardır, örneğin sismik metot uygulamasında alçak frekanslı dalgalar yeryüzü kabuğundan geçirilerek yeraltı yapısı tespit edilir.Manyetik metodlarla demir cevheri gibi manyetik parçaların varlığı belirlenir. Elektriksel metodlar iletken madenlerin tespitine yardımcı olur; yerçekimi metodları kayaların yoğunluğunu belirlemek için kullanılır, Geiger iğrileri radyoaktif madenlerin çıkarılmasına yarar. Burgu ile delme de yeraltı hakkında daha fazla bilgi toplanmasında kullanılır.
Elmas burgular genellikle çekirdek adı verilen silindirik kaya cevheri örnekleri elde etmede kullanılır ve modern araştırma yöntemlerinde yeni sayılan bir teknik de uzaktan algılamadır. Bu yöntem uydulardan çekilen çeşitli fotoğraflar ile yerden görülmesi
zor olan yüzey şekillerini ortaya koyar. Bu çeşitli teknikler kullanılarak elde edilen bulgular dikkatle incelenerek maden çıkarma işinin ekonomik olarak değip değmeyeceğine, cevherin değeri-nin madeni çıkarmak için harcanan paradan çok mu olduğuna bakılır. Eğer değiyorsa, hangi metod en uygundur. Bütün bu hassas modern araştırma tekniklerine rağmen madencilik hala riskli bir iştir; 100 girişimden ancak birisi tam bir başarıya ulaşır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meryem Ana Kilisesi, Kılıçlar Kuşluk Kilisesi

Tokalı Kilisesinin arkasındaki sırtta, Açık Hava Müzesine yaklaşık 250m. uzaklıkta. Kılıçlar Kilisesi'nin güneyindeki dik yamaçta yer alır. Net enlemesine dikdörgen planlı farklı genişlik ve yükseklikteki iki beşik tonozla örtülüdür. Kilise aziz figürleri ve incil siklusu-nun dört sahnesini içermektedir. Sahneleri; Deesis, Bey tül I ahim e yolculuk, Doğum, îsa çarmıhta, Meryem'in ölümü ve aziz tasvirleri.

Destanların ortaya çıkış hikayesi

İnsanlar ilk çağlarda toplum ve doğa olaylarını anlamakta güçlük çektiler. Her ol onlara önce Tanrıyı düşündürdü: Gök gürlemesi Tanrının hiddetiydi. Yıldırımlj kasırgalar, susuzluklar Tanrının insanlara verdiği cezalardı, insanlar her doğa olj yını korkuyla karışık bir hayranlıkla izledi. Zengin bir hayal dünyası olan ilk insanlar, önemli gördükleri her olayı, olağanüst olay ve hayallerle süsleyerek birbirlerine anlattılar. Yeni olaylarla zenginleşen destanlar, halk arasında yayılarak ortak bir eser haline geldi. Destanlan anlatan her yeni ağız destanlara yalnız bir olay değil, dil ve söyle yiş güzelliği de kattı. Destanlar, başlangıçta manzum oldukları, ezgiyle söylendikleri için halk dilinde uzun süre yaşayabildi. Özkırımlı'nın (1995) Tarih İçinde Türk Edebiyatı adlı yapıtında da belirttiği gibi: "Denilebilir ki, doğayla savaşımın ve toplum biçiminin, yine toplumun ortak düş gücüyle insanın zihninde sanatsal bir biçimde yoğrulması destanları doğurmuş; insanlar toplumun...

Kapadokya'nın Jeolojik Oluşumu, Kapadokya'nın jeolojik özellikleri

Kapadokya Bölgesindeki Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ jeolojik devirlerde aktif birer volkandı. Volkanların püskürmeleri Üst Mi-yosen'de (10 milyon yıl önce) başlayıp, Pli-osen'e ( 2 milyon yıl önce) kadar sürmüştür. Neojen gölleri altmdaki yanardağlardan çıkan lavlar, platoda, göller ve akarsular üzerinde 100-150 m. kalınlığında farklı sertlikler halinde tüf tabakasını oluşturmuştur. Bu tabakanın bünyesinde tüften başka tüffit, ig-nimbirit tüf, lahar, volkan külü, kil, kumtaşı, marn, aglomera ve bazalt gibi jeolojik kayaçlar bulunmaktadır. Ana volkanlardan püsküren maddelerle şekillenen plato, şiddeti daha az olan küçük volkanların püskürmeleriyle sürekli değişime uğL ramıştır. Üst Pliosen'den başlayarak -başta Kızılırmak olmak üzere- akarsu ve göllerin bu tüf tabakasını aşındırmaları nedeniyle bölge bugünkü halini almıştır. Vadi yamaçlarından inen sel sulan ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla 'Peribacası' adı verilen ilginç oluşumlar ortay...